Laf arasında almayı çok istediği bir kitabın adını mı duydunuz ?
Gidin ve o kitabı alın. Sevdiğiniz insanlar buna değer.
Sizin o kitabı almanız, karşınızdaki insan için yaptığınız bir fedakarlıktır.
Zamanınızdan, harçlığınızdan, maaşınızdan, kendinizden, belki de ertesi gün olan sınavınızdan.
Sizin yaptığınız fedakarlıklar, karşınızdaki insan için sadece tesadüflerdir.
En basitinden, kitabı aldığınız insana teslim ettiğinizde duyduğunuz,
Tesadüfe bak, ben de bu kitabı çok istiyordum.
cümlesi bunun en basit kanıtı.
Çok mu özlediniz ? Çok mu seviyorsunuz ?
Gidin geçeceği yolda bekleyin, ne bileyim, gidin okulunun etrafında dolaşın mesela.
Karşılaşmanız onun için bir tesadüf olacaktır şüphesiz.
Oysa sadece sizin fedakarlığınızdır ortadaki şey.
Siz fedakarlık yaparsınız, o sadece tesadüf olarak adlandırır.
Hayat garip.
En azından aç kalmıyoduk.
Makarna olsun bişey olsun.
